Yuva seçiminde Montessori ve Waldorf Modelleri

Yuva seçiminde Montessori ve Waldorf Modelleri

Yuva seçiminde Montessori ve Waldorf Modelleri

Biz aile olarak hiç bir zaman tek bir modeli körü körüne takip etmeyi tercih etmedik. Koşullarımıza ve hayata bakışımıza uymasının ve çocuğumuzun gelişim süreci ve karakteri ile uyumlu olmasının yanında temel olarak bilimsel veriler ile desteklenip desteklenmediğine ya da daha doğru bir deyişle önerilen davranış biçiminin bilimsel bir gerçekligi olup olmadığına bakmaya çalıştık.

Bu sayede bir çok iyi diye tanımlanan ebeveynlik kitabının içindeki iyileri ve doğruları alabilirken yersiz ve gerçeklikten uzak önerilerden de uzak durabildik.

Bu sayede her ebeveynlik modelinden en iyi önerilerini kendimizce harmanladık. 

Örneğin yuvaları gezdikten sonra kızımızı kaydettiğimiz ilk yuva muhteşem geniş bir bahçesi olan, fiziki şartları oldukça iyi olan Montessori tabanlı bir yuvaydı. Ama çok geçmeden bunun yanlış bir seçim olduğunu anlayabildik. Sorun o yuvanın Montessori yuvası olması değil oradaki bakıcılar ile ilgili bizim tam olarak içimizin rahat etmemesi ve bize sadece duymak istediklerimizi söyledikleirini düşünmemizdi, yani bize tam olarak açık davranmıyorlardı. 

İkinci tercihimiz olan yuva daha mütevazi bir Waldorf yuvası idi. Esasen bazı ritüeller ile ilgili içimize sinmeyen noktalar olsa da  bakıcılar ile kurduğumuz iletişim ve daha da önemlisi kızımızın kurduğu iletişim bizim doğru bir seçim yaptığımızı açık bir şekilde ortaya koydu.

Yuva seçiminde belirli bir modelin takipçisi olmaktansa bu işi aşkla yapan, ruhu güzel bakıcıların (öğretmen demeye hiç alışamadım :) )  olduğu yuvaları tercih etmek çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için olmazsa olmaz. Çünkü o yaştaki bir çocuğun asıl ihtiyacı olan geniş bir bahçe ya da muazzam bir bina değil sadece sevgi ve içten ilgidir. Ve bu sadece bizim görüşümüz değil bilimsel bir çok çalışmanın ortaya koyduğu bir veridir.

 

Bizce her model bu modelleri önerenlerin ( Rudolf Steiner, Maria Montessori vb. ) kimliği ve ortaya ciktigi zamanin ruhu ile cok ilgilidir ama bu modellerin her önerdiği şey doğru mudur tartışılır. O yüzden bu bilgileri alarak bilimsellik testinden gecirmek cok önemli.

Peki nasıl mı yapılmalı bu, iste orası çok kolay olmayabilir ama bizim aile olarak takip ettiğimiz yöntem onemli bir soruyu hem kendimize hem de  bilgiyi paylaşana sormak.

Bildiğimi düşündüğüm şeyi nasıl ve neden biliyorum? Verilerimin kaynağı ve kanıtlarım nedir? Ya da bildiğini soylediğin şeyi nasıl ve neden biliyorsun? Verilerinin kaynağı, kanıtların nelerdir?

Bu soruları düzenli sormak problemi kökten çözmese de doğru yolda ilerlememize ciddi katkı sundu. Size de yardımcı olacağından şüphemiz yok.

Yorum yap

*Zorunlu alanlar

Yorumlar yayınlanmadan önce kontrol edilmektedir